DÖNÜŞÜM

Kimilerine göre büyük bir kriz. Kimilerine göre küresel bir felaket. Kimilerine göre de insanoğlunun şu ana kadar karşılaştığı en çetin bir savaş. Komplo teorileri havada uçuşuyor. Suçlamalar birbirini izliyor. Ama bütün bunlar sonucu değiştirmiyor. Hepimiz evlerimize kapanmış, bu durumun geçmesini ve bu fırtınanın dinmesini bekliyoruz. Tedbirlere uyuyor, bu durumdan kurtulmak için dua ediyoruz. Gözümüz kulağımız da yeni bir ilaç, etkin bir aşı haberinde. Günlük açıklanan can ve mal kaybında düşüşler bekliyoruz.

Aslında bu durum geçmişte yaptığımız hataları düzeltmek, parlak bir geleceğe hazırlanmak için hepimize altın bir fırsat sunuyor. Hepimiz çocuklarımızla birlikte evdeyken geçmişte yaptığımız hataları telafi edebiliriz. Kaybettiğimiz değerlerimizi yeniden kazanabiliriz. Konulu, çaylı, çörekli aile sohbetleri yapabiliriz. Hayata yön veren yaşanmış hikayelerin toplu halde bulunduğu bir kitabı alıp okuyabiliriz. Hatta bu hikayelerden birini çocuğumuzun okumasını isteyip onu dikkatle dinleyebiliriz. Daha sonra da söz konusu hikayede anlatılanlarla ilgili herkes fikrini söyleyebilir. Söylenen fikir büyük bir saygı ve ciddiyetle dinlenir ve asla dalga geçilmez.

Gelecekle ilgili bireysel ve sosyal planlar yapılabilir. Her gün bir konu belirleyip o konuyla ilgili düşüncelerimizi bir kağıda yazılabiliriz. Karşı tarafı kırmadan fikrimizi söyleme alışkanlığı kazanabiliriz. Tüm aile bireylerine değerli olduklarını hissettiren davranışlar sergileyebiliriz. Sevgi, saygı, sorumluluk alma gibi temaları aile sohbetlerimizin konusu haline getirebiliriz. Bütün aldığımız eğitimden ve gördüğümüz derslerden asıl maksadın kendimizi ve yeteneklerimizi tanımak olduğunu anlatabiliriz. Kendimizi tanıyıp, ilgi ve yeteneklerimize uygun bir meslek seçmenin ne kadar önemli olduğunu konuşabiliriz.

Evet, artık hem vaktimiz hem de fırsatımız var. İnanın bana bu krizi altın bir fırsata dönüştürebiliriz. Bir yandan salgına karşı tedbirlerimizi en üst düzeyde alırken, diğer yandan da hem kendimizin hem de çocuklarımızın akademik ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunabiliriz. İmkan var, mekan var ve vakit var. (Un var, şeker var, yağ var) Güzel bir helva yapmak artık bizlerin maharetine bağlı.
Virüsten önce ve virüsten sonra diye tarihçilerin not düşeceği önemli bir dönemeçten bir dönüşümden geçiyoruz. Tıpkı milattan önce ve milattan sonra gibi. Bu fırtına dindiğinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bazı eski sistemler çökecek ve bazı yepyeni sistemler ortaya çıkacak. Sosyal, siyasal, eğitimsel bir dönüşüm olacak. Bütün bunları şimdiden öngörmek için beyin fırtınaları yapabiliriz. Düşüncelerimizi yazabiliriz. Teoriler ortaya atıp sonra bunları tartışmaya açıp sorgulayabiliriz.

Türkiye olarak iyi gidiyoruz. Daha da iyi gitmek hepimizin bireysel sorumluluklarını harfiyen yerine getirmesine bağlı. Bu konuda da hepimizin gerekli duyarlılığı göstereceğine yürekten inanıyorum. Artık medeniyet ekseni batıdan doğuya doğru kayıyor. Bunun çok iyi farkında olalım. Geleceğe hep birlikte el ele, omuz omuza ve gönül gönüle hazırlanalım.

Hepimiz nasıl bir gelecek istiyorsak bugün, hemen şu an ne yaptığımıza, nasıl konuştuğumuza ve nasıl davrandığımıza bir bakalım. Geleceğe giden mutlu ve emin yolu şu an yaptıklarımızla, okuduklarımızla, düşündüklerimizle, konuştuklarımızla ve davranışlarımızla inşa ediyoruz.

Olabildiğince en ideal şekilde okuyarak, yazarak, düşünerek, konuşarak ve davranarak geleceğimizi en parlak şekilde inşa edebiliriz. Ne duruyoruz?

HAYDİ BERABERCE EL ELE !…

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!