GURUR BU MUDUR?

Yaptığı yanlıştan sonra bir türlü özür dileyememek. Yanlış bile olsa “Sözümün sonuna  kadar arkasındayım” atraksiyonları. Hataları sürekli pişkinliğe vurmak. Kendi dediği olmazsa
çiğnendiğini düşünmek. Haklı ve yapıcı eleştirilere bile tahammül edememek. Girdiği yolun  yanlış olduğunu anlasa bile “Döndü” dedirtmemek için yanlış yolda yürümeye devam etmek.
Doğru olandan çok başkalarının ne dediğini önemsemek. Kısacası her şeyi mahveden gurur. Peki bu mudur? Göz göre göre yanlışta ısrar etmek. Duygularımızı aklımızın önüne geçirmek. Yapılan yanlış karşısında düzeltmeyi düşünmeden hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek. Bu inatçı gurur doğruları görmemizi engellediği gibi yanlışta ısrar etmemize de yol açıyor.

Aslında kimse korkmasın. Yaptığımız yanlış karşısında özür dilemek bizi düşürmez. Karizmayı çizmez. Tam tersi kör gururun esiri olanlar eninde sonunda alay konusu olmaya
mahkumdurlar. Gururu yüzünden kendini acınacak duruma düşürene de pek üzülen olmaz.

Gurur suya düşenin daha dibe batması için ayağına başlanan taştır. Bu yüzden gururdan kurtulmak, kendi ayağımıza bağladığımız taştan kurtulmaktır. Özür dilemek ise bizi kurtaran can simididir. Çünkü hiç kimse mükemmel değildir. Sen özür dilerken sana gözünü kısarak, küçümseyerek bakanlar yarın daha büyük yanlışların talihsiz adaylarıdır.
Bu nedenle yaptığımız hatadan sonra özür dileyelim. Özür dilemenin bir fazilet ve erdem olduğunu çok iyi bilelim. Eğer haklı bir mücadele yürütüyorsak sadece kazanmanın değil, bu uğurda yenilmenin de bir şeref olduğunu bilelim. Özür dilemek yaptığımız yanlışı düzeltmenin ilk adımıdır. Sonraki adımı ise bir daha o yanlışı yapmamaktır.
Üzülerek ifade etmeliyim ki konuşurken kelimelerine çok da dikkat etmeyen bir toplumda yaşıyoruz. Bu yüzden sık sık iletişim kazaları yaşıyoruz. Bir de üstüne özür dilemezsek gelsin kavgalar gitsin huzur. Bu mudur?

Hiç kimsenin yarın bir gün kendisinin de düşebileceği bir hatadan dolayı başkasına fazla kızmaya ve acımasız olmaya hakkı yok. Çünkü yarın bir gün senin de böyle bir hataya düşmeme garantin var mı?

Öyleyse birbirimize karşı hoş görülü olalım. Böylece özür dilerken gurur yapan insanlara da yardımcı olabiliriz. İnsanların yaptıkları hatalar karşısında özür dilememeleri biraz da bizim acımasızlığımızdan kaynaklanıyor. Özür dilediği halde karşı tarafın özrünü kabul etmezsek onu kör bir gurura mahkum etmiş oluruz. Bir daha o insan ölse özür dilemez.
Halbuki birbirimizle konuşurken kelimelerimizi seçebiliriz. Kalp onarıcı, cesaret verici, paylaşımcı kelimeler kullanabiliriz. Böyle yaptığımız takdirde daha az iletişim kazası yaşarız ve daha az özür dilemek zorunda kalırız. Özür dilediğimiz zaman da bu özür havada kalmaz ve samimiyetle kabul edilir.

Kendimize ve birbirimize karşı daya duyarlı olacağımız, yaptığımız hata karşısında özür dileyeceğimiz, özür dileyenin de özrünü kabul edeceğimiz o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL