HEPİMİZ BİR PROBLEMİN YA DA

HEPİMİZ BİR PROBLEMİN YA DA BİR ÇÖZÜMÜN PARÇASIYIZ

“Ben yapmadım ki…” sözü bizi kurtarmaya yetmiyor. Eğer tanık olmuşsak, bir kötülüğü engelleme pozisyonundaysak, caydırıcı bir gücümüz mevcutsa, kurum ve kişiler nezdinde girişimde bulunma imkanımız var ise “Ben yapmadım ki…” sözü bizi temize çıkarmaz. Tam tersine “suç ortağı” durumuna düşmüşüz demektir. Eğer olumsuzlukları
görüyor, ama çözme yolunda adım atmıyorsak hiç kimse kusura bakmasın hepimiz suçluyuz.

Çözüm üretmeden sürekli saldırmak ve gol atmak amaçlı yöneltilen eleştiriler yapıcı olmaktan çok uzaklar. Günümüz dünyasında, hele elinde hiçbir somut planı ve projesi olmadığı halde sadece eleştirmekle artık ne puan ne de ün kazanmak mümkün değildir. “İyi de kardeşim sabahtan beri anlatıyorsun, o kötü, bu kötü, şu kötü; peki senin elinde iyi olarak ne var? İnsanlara ne sunuyorsun? Çözüm adına ürettiğin projelerini görebilir miyim ?” Yok mu? O da ne şimdi böyle? Madem bir projen yoktu, bir çözüm de önermeyecektin, neden
benim kafamı sabahtan beri şişirdin?”

Birey ve toplum olarak maalesef bir insanın yanlışını bulmakla, her şeyi hallettik yanılgısına kapılıyoruz. Yapılan bir işe “Bu böyle olmamış” eleştirisini yöneltmek çok kolay. “Peki madem olmamış buyur gel sen doğrusunu yap.” Tabi o zaman, eleştiren insanların köşe bucak saklandıklarına tanık olursunuz. Çünkü eleştirmek en kolayıdır. Tıpkı yıkmak gibi. Ancak bir işi yapmak bilgi ister, proje ister, plan ister, azim ister, sabır ister, titiz bir şekilde çalışmak ister, fedakarlık ister. Tıpkı yeni yapılan bir binanın temelden çatı kiremidine, dış kapı girişinden içerideki mutfak dolaplarına kadar ince bir işçilik ve emek istemesi gibi. Ancak bu binayı yıkmak için iki tane kuvvetli, zır cahil, eli balyozlu insan yeterli.

Öyleyse yapmamız gereken çözüme yönelik girişimde bulunmak ve bu yolda minik de olsa adım atmaktır. Eğer yaptığımız sadece bir eleştiri olarak kalıyor ve çözüm adına bir şeyler
üretmiyorsak biz de problemin bir parçası haline gelmişiz demektir. O yüzden “Ben yapmadım, o yaptı. Suç onun… “ifadesi bizi çözümün bir parçası haline getirmiyor. Tam
tersine problemin, sorunun bir parçası haline getiriyor.

Üzülerek ifade etmeliyim ki çözüm ortaya koymadan sadece karalamak toplumumuzda kötü bir alışkanlık haline gelmiş. Birey ve toplum olarak bu kötü alışkanlığımızdan mutlakakurtulmalıyız. Çözüm üretecek şekilde donanımlı olmalıyız. Bilgimizi artırmalı, sevgimizi çoğaltmalı, saygımızı da göstermeliyiz. Böyle yaptığımız takdirde hep beraber doğruların ve akılcı çözümlerin etrafında birleşmemiz daha kolay olacaktır.

Birey ve toplum olarak her zaman çözümün bir parçası olacağımız o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL