İNSANİ DEĞERLER VE İNSİYATİF ALMAK

İNSANİ DEĞERLER VE İNSİYATİF ALMAK

Hepimiz az ya da çok insani değerlerin farkındayız. Doğrunun ne olduğu, yanlışın ne olduğu konusunda bir fikrimiz var. Bozulmanın ve kötüye gidişin aşağı yukarı bilincindeyiz. Bir düzelmenin ve bir iyileşmenin yaşanması gerektiğinde hemfikiriz. Kimileri “Böyle gelmiş böyle gider” havasındayken, kimileri de umutlarını kesmekten yanalar. Kimileri gördükleri olumsuzlukları anlatıp üzülmekle yetinirken, kimileri de sağa sola veryansın etmekle meşguller.
Durumu tespit etmek ve yaşanan olumsuzluklardan rahatsız olmak iyi bir başlangıç, ama tek başına yeterli değil. Üzüldüğümüz ve strese girdiğimiz olumsuzlukları düzeltmek için insiyatif almak şart. Bu da cesaret işi. Hem iyiyi arzulayıp, hem bedel ödemekten kaçınmak “Güzel bir evim olsun ama cebimden para çıkmasın” demeye benzer. Ve bizim o güzel evimizin parasını da kimse ödemez.

İyi bir şey istiyorsak bedelini ödeyeceğiz. Örneğin kahvehanelerde dedikodu yerine kitap okuyup seviyeli bir tartışmayı seçebiliriz. Rahatsız olduğumuz konularda şikayetimizi resmi makamlara dilekçe yoluyla iletebiliriz. İyi yönde kamuoyu oluşturmak adına yazılar yazıp, paneller düzenleyebiliriz. Eğitimi her çocuğun yeteneğine ve ilgisine cevap verir hale getirebiliriz. Boş konuşmaktan vazgeçebiliriz. Olmasını istediğimiz iyilikler ve güzellikler konusunda ilk adımı biz atabiliriz. Kısacası insiyatif alabiliriz.
İnsiyatif alabilmek cesur olmayı ve kendine güvenmeyi gerektirir. Bu da eğitimden geçer. Örneğin bu kadar harcanan para ve emeğe rağmen insanların öğrendikleri yabancı dili konuşamaması biraz da bu cesaret ve özgüven eksikliğinden dolayıdır. Yaptığı yanlış karşısında sürekli kendisine gülünen ve alay edilen bir birey bilse de konuşmaz. Düşünse de açıklamaz. Anlasa da söylemez.

İnsiyatif alabilen bireyler yetiştirmek için çocuklarımızı daha küçük yaşlarda ciddiye almalı, onların sorularına açıklayıcı ve doyurucu cevaplar vermeliyiz. Söyledikleri hiçbir şeyle alay etmemeli ve onları küçük düşürücü davranışlarda bulunmamalıyız. Tam tersine bocaladıkları anda tutunacakları sağlam bir dal, şaşırdıklarında yol gösterici iyi bir rehber olmalıyız.
Böyle yaptığımız takdirde sınıf ortamından başlayarak insiyatif almaya alışan bir çocuk ileride yetişkin bir birey olduğunda da bu alışkanlığını devam ettirecektir.

Bencillik yapmayacak, sadece kendi adına değil, tüm toplum adına da insiyatif alacak duruma gelecektir.
Üzülerek ifade etmeliyim ki her şeyi para ve puan arasına sıkıştırdığımız için ve bundan başka kriterimiz de çok fazla olmadığı için insanlar kopya çekerek de olsa puana, gayri meşru şekilde de olsa paraya ulaşmaya çalışıyor. Bu topyekun hücum karşısında da bütün insani değerler ayaklar altına alınıyor.
“Puanını nasıl aldın?” “Paranı nasıl kazandın?” sorularına vicdanımız gayet rahat bir şekilde cevap verebilmeliyiz. Bu sorular sorulmadan ve cevapları da dürüstçe verilmeden sadece ortadaki alınmış puana ve getirilen paraya odaklanırsak insani değerleri önce kendimiz ayaklar altına almış oluruz.
İnsiyatif alabilecek, cesur ve özgüven sahibi bir nesil yetiştireceğimiz o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bu Haberi Sosyal Medya'da Paylaşın
Facebook0
Twitter20
Instagram

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir