MHP’DEN CHP İL BAŞKANI SERKAN SARI’YA CEVAP

M.H.P Balıkesir İl Başkanı Gökay Yüksel, CHP İl Başkanı Sarı’nın yapmış olduğu açıklamaya cevap verdi.

Yüksel açıklamasında:

“CHP Balıkesir İl Başkanı Sayın Serkan Sarı, şimdiye kadar yazdıklarımızdan söylediklerimizden rahatsız olmamış, ilçe başkanlarının, CHP’li belediyelerin icraatları ortada dolaşırken bunlardan gocunmamış ama ne hikmetse terör ve örgüt bağlantıları artık ayyuka çıkmış CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu eleştirince kendisine bir titreme gelmiş ve yaşam belirtisi göstermeye başlamış. Eline tutuşturulan metni basın açıklaması olarak basına sunsa da, sahibinin sesinden mesnedini aşan ve muhatabını şaşan sorular sormuş. Sorduğu soruların cevaplarını kendi Parti Genel Merkezinde bulamamış olacak ki, içine düştüğü heyecan ve telaşla bu soruları kime sorsam diye düşünürken “akıl hocaları” kendisine Milliyetçi Hareket Partisini işaret etmiş.

Biz de Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir İl Başkanlığı olarak kamuoyunu aydınlatma sorumluluğu içerisinde Balıkesirli hemşerilerimizi bilgilendirmek istedik.

CHP Balıkesir İl Başkanı Sayın Serkan Sarı;

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20.09.2012 tarihinde Agos Gazetesinde yayınlanan Oslo görüşmelerine yönelik soruya “Eğer PKK ’ya silah bıraktıracaksa terör örgütüyle görüşmelere devam edilmeli. Ancak Anayasa ve idari yapı kırmızı çizgimiz. ” şeklinde verdiği cevaba bakarsak karşımıza şu iki sonuç çıkar: a) Ya Serkan Sarı muazzam bir devlet adamı ama ne hikmetse genel başkanı bunları akıl edemeyecek kadar devletten milletten uzak düşüncelere sahip, ki bu durumda muhatabı olmadığımız bu konulardaki düşüncelerini genel başkanı ile paylaşmalı ve ona yarım aklı ile “ayar vermeye” çalışmalı, b) ya da Sayın Kılıçdaroğlu, Devlet politikasının ne olduğunun ve bazı durumlarda neleri gerektirdiğinin farkında ve fakat Sayın Serkan Sarı gibi etliye sütlüye karışmayan ve bu değerlendirmeleri yapamayacak çapta, daha genel başkanının dahi ne beyanatta bulunduğunu bilmeyen siyaset çömezleri ile insan yokluğunda il başkanı olarak çalışmak zorunda kalmış. Her iki durum da ülkemiz, milletimiz ve devletimiz açısından vahimdir.

İBB başkan adayı tanıtım toplantısında “İstanbul Ankara’dan yönetilemez” ifadesiyle terör örgütünün özerklik hareketine destek veren, pek kıymetli ittifak ortağınız terör destekçisi ve terörist yuvası HDP tarafından el üstünde tutularak İstanbul seçimlerinde adına destek istenen Ekrem İmamoğlu’na da neden terörden besleniyorsunuz ve özerklik peşinde koşuyorsunuz sorusunu sordunuz mu doğrusu merak ediyoruz.

“15 Kasım kutlamalarına davet edilmedik” diyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Sayın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar hakkında serzenişte bulunan, sonrasında Genel Başkanınız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu adına gönderilmiş davet mektubu TBMM Kürsüsünden okununca sessizliğe bürünen Grup Başkan Vekilleri ile mi Kıbrıs Davasını devam ettiriyorsunuz? Vatan toprağı gördüğünüz yerlere davet üzerine mi yoksa akıl hocalarınızdan icazet alarak mı gitme eğilimindesiniz? Bir de arsızca; Kadim Türk Devletinin planladığı, Kahraman Türk Ordusunun ve Türklük davasından dönmeyen asil Türk Evlatlarının icra ettiği bağımsızlık amaçlı operasyonu siyaset malzemesi yapamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi arş-ı alada görüp bizlere tepeden baktığınız yanılgısına düşebilirsiniz, ancak Türk Milletini salak yerine koyma gafletinde bulunamazsınız.

Bakınız CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu ve diğer kurmay heyeti Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı, Barış Pınarı operasyonları için neler söylemiş;

23.12.2016 – Anadolu Ajansı

Fırat Kalkanı Harekatı’na ilişkin Kemal Kılıçdaroğlu, “Keşke hiç şehidimiz olmasa ama eğer Türkiye kendi geleceğini güvence altına almak açısından böyle bir operasyon başlatmışsa, belli acılara katlanmak gerekiyor.”

20.01.2018 – Anadolu Ajansı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Bugün Afrin’de çarpışan askerlerimize sadece ve sadece şimdilik şu dilekte bulunuyoruz: Allah onların yardımcıları olsun.”

21.01.2018 – Sputniknews

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Tezcan, Zeytin Dalı Harekatı’yla ilgili olarak; “Şanlı ordumuz önemli bir harekata girişmiştir. Desteğimiz tamdır. Bu harekatın millet olarak arkasında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi açıklıyoruz. Allah milletimize de askerimize de yardımcı olsun.”

28.02.2020 – Twitter

Kemal Kılıçdaroğlu İdlib’de Türk Askerine yapılan hain saldırı sonrası; “Hatay Valimizden gelen acı haberle yüreğimiz dağlandı. Şehit olan askerlerimize Allahtan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Allah Mehmetçiğimizi korusun.”

Bu beyanatlara bakmadan, dünyadan bir haber, kıymeti kendinden menkul siyaset dehası CHP İl Başkanı Sayın Serkan Sarı’ya sormak gerek; adına DEVLET POLİTİKASI denilen şeyden haberiniz var mıdır? Şayet yaşananları ülke çıkarlarına aykırı bulduğunuzu söyleyerek PKK/YPG seviciliği yapan bölücülere güzel görünmek istiyorsanız, sorduğunuz soruların muhatabının bu hain ve bölücü zihniyete karşı yıllarca mücadele etmiş ve etmeye de devam etmekte olan Milliyetçi Hareket Partisi değil, siyaset yaptığınız partinin genel merkezi olması gerektiğini de biz mi söyleyelim kazara da olsa o makamı işgal eden sizin gibi güzide bir siyasetçiye.

Kumpas davalardan bahsetmiş, hapse atılan komutanlarımızdan bahsetmiş, kozmik odamıza girilirken, Şanlı Türk Ordusunun Genel Kurmay Başkanı hapse atılırken neredeydiniz diye sormuşsunuz. Ancak tüm bunların FETÖ denen hain yapı tarafından organize edildiğini ne hikmetse dile getirmemişsiniz. Bunun sebebi; yaşanan 15 Temmuz ihanetinden sadece dört buçuk ay sonra Genel Başkanınız Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adana mitinginde namları FETÖ ile anılanları “Onlar şu anda hapiste, ama onlar aynı zamanda Adana meydanında, yüreklilerin bulunduğu meydanda, cumhuriyete, demokrasiye sahip çıkan meydanda, Mustafa Kemal’in meydanında onlar şimdi” diyerek sahiplenmesi midir? Yoksa bizim teröristimiz/örgütümüz/FETÖcümüz iyidir diyerek ittifakınız içerisinde saklananlara ışık tutulmasına mani olmaya çalışmanız mıdır?

Milliyetçi Hareket Partisi, Türk Devletinin bekası ve Türk Milletinin varlığı için dün nerede duruyorsa bugün de aynı yerde durmaktadır. Meydanda kimse yokken verdiğimiz mücadele bugün de aynen devam etmektedir bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Partinizin hazırladığı Cizre Raporu “terörle canla başla mücadele eden güvenlik personelinin yargılanması gerektiğini” anlatıp örgüte göz kırpacak, yöneticileriniz terörist cenazelerinde fink atacak, eyalet sistemi belediye başkanlarınızca savunulacak, illegal örgütler yönettiğiniz yerel yönetimler bütçelerinden pay kopartacak, terör propagandası yapacak, adam devşirmeye çalışacak, siz de kalkıp vatandaşa ne hizmetiniz var diye soracaksınız. Sizin vatandaştan anladığınız gençliğinin baharında memleket sevdası ile çıktığı yolda Aybüke Öğretmeni katledenler, vatan diye konuştuğunuz bölünmüş parçalanmış bir Türkiye midir?

Yaşanan salgın döneminde İl Yönetimi olarak neler yaptığımız bizlerin vicdanında ve kapı kapı gezerek elimizden geldiğince dokunup destek olmaya çalıştığımız vatandaşlarımızın gönüllerinde saklıdır. Bunun ne reklamını yaparız ne de birileri sordu diye nefse kapılıp ifşa ederiz. Milliyetçi Hareket Partisinin neler yaptığını öğrenmek isteyenler varsa bir zahmet sırça köşklerinden çıkacaklar ve tepeden baktıkları vatandaşın arasına karışıp cevabını vatandaştan alacaklar.

Son olarak gelelim Gök gözlü Bozkurt Gazi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün arkasına sığınarak yapmaya alışkın olduğunuz edebiyata. Demişsiniz ki açıklamanızda; “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl Başkanı olarak bizi temsil eden altı okumuzdan birisi olan Milliyetçiliğimizi de hiç kimseye sorgulatmayız, sorgulamak kimsenin de haddine değildir.”

İfadenizde bir şeyi doğru söylemişsiniz. Bugün; CHP sadece, Atatürk’ün kurduğu partidir. Artık Atatürk’ün yüksek ideallerinin savunan, ilke ve inkılaplarının peşinden giden, yüksek ülkülere sahip Atatürk’ün partisi değildir.

Hem ilimin, irfanın, sorgulamanın, araştırmanın, doğruyu gösteren eleştirinin, aydınlığın, doğruların, demokrasi ve fikir özgürlüğünün savunucusu olduğunuzu yazıp çizip söyleyeceksiniz, hem de en ufak bir eleştiride sinirlenip muhatabı bile olmayanlara kendinizi aklamak, akıl hocalarınıza hoş görünmek adına suçlamalarda bulunacaksınız. Kusura bakmayın ama en basit tabirle ifade edilecek olsa bile, bunun adına gülünç duruma düşmek denir.

Bunun yanında; yaptığımız beyanatları dikkatlice okuyup bu vesile ile Altı Ok’tan haberdar olmanız bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Bu sayede, Milliyetçi Hareket Partisini yakından takip ettiğinizde, bir gün Atatürk’ün gerçek çizgisine dönebileceğiniz ümidini kamuoyu nezdinde yeşertmiş oldunuz.

Sonuç olarak ifade etmek isterim ki; “Mevcudiyetimdeki tek fevkaladelik Türk olarak dünyaya gelmemdir.” diyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün varlık ateşi olan Türk Milliyetçiliğinin değil mirasçısı olmak, O’nun, Türklüğün varlığı için denize döktüklerinin kalıntılarını bu vatandan atmak adına yağan yağmurun taşıdığı milliyetçi hissiyat bile sizlere bir gömlek fazla gelir.” dedi

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!