MİLLİYETÇİLİK ŞUURLA HİZMET ETME MÜCADELESİDİR

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Başdanışmanı, Prof. Dr. Ruhi Ersoy, 3 Mayıs 1944’te tarihe ‘Turancılık ve ırkçılık davası’ diye geçen üzücü olayın; mâhiyeti ve sonuçlarıyla ibretlik olduğunu bildirdi.
Milliyetçiliğin, en yalın ifadesiyle, “Türk Milletine ve O’nun devletine; samimi duyguyu bilgi ile birleştirip şuurla hizmet etme mücadelesi” olduğunu bildiren Prof. Dr. Ersoy, “Bu düşüncelere sahip olan Milliyetçilerin ağır bedeller ödemek zorunda kaldığı dönemler olmuştur” dedi.
Ssoyal medya hesabından 3 Mayıs Milliyetçiler Günü nedeniyle geniş bir paylaşımda bulunan MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, şunları söyledi:
MİLLİYETÇİLER İÇİN ÖNEMLİ BİR HAFIZA DURAĞI: 3 MAYIS 1944
“Milliyetçiler için önemli bir hafıza durağı olan 3 Mayıs 1944 tarihi, Türk’e ve Türklüğe karşı taarruza geçmiş irade ve eylemlere karşı millî bir duruşu ifade eder.
Tarihe ‘Turancılık ve ırkçılık davası’ diye geçen bu üzücü olay; mâhiyeti ve sonuçlarıyla ibretliktir.
ATSIZ’DAN MİLLİ ŞEFE MEKTUP
Merhum H. Nihal Atsız; Millî Şef’in milliyetçilerden duyduğu rahatsızlık ve SSCB’nin Kominist propogandasına açık olan Millî Eğitim Bakanlığı’nın eğitim müfredatından duyduğu rahatsızlıktan dolayı dönemin Başbakan’ı Şükrü Saraçoğlu’na 1 Mart 1944 tarihinde bir mektup yazmıştır.
Söz konusu mektuba herhangi bir cevap alamayan Atsız, aynı hassasiyetlerle 1 Nisan 1944’te 2. mektubu yazar Orhun Dergisinde yayınlar.
ATSIZ’IN MEKTUPLARININ İÇERİĞİ
Mektuplarda Türkiye’de komünizmin geldiği noktayı ve Türk Milliyetçilerine revâ görülen haksızlıkları açık yüreklilikle ve mertçe ifade eder.
MEKTUPLARIN YOLAÇTIĞI PANİK
H. Nihal Atsız’ın bu mektupları üzerine panikle harekete geçen muhatapları, önce yüzlerce kişiyi gözaltına aldırmışlarsa da bunlardan 23’ünü mahkemeye sevk edilmişlerdir.
3 Mayıs 1944’te başlayan yargılamalar, üç yıldan fazla sürmüştür.
UTANÇ VERİCİ İŞKENCELER
Başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş ile şair ve yazar H. Nihal Atsız olmak üzere; Nejdet Sançar, H. Ferit Cansever, Fethi Tevetoğlu, Nurullah Barıman, Z. Özgür Sofuoğlu, Fazıl Hisarcıklı, H. Namık Orkun, Saim Bayrak, İ. Rasin Tümtürk, C. Savaş Fer, Muzaffer Eriş, Fehiman Altan, Yusuf Kadıgil, Cebbar Şenel, Z. Velidi Togan, O. Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, R. Oğuz Türkkan, H. Sadi Özbek, C. Oğuz Öcal ve Sait Bilgiç’ten oluşan bu 23 kişi, yargılamalar sırasında utanç verici işkencelere de maruz kalmışlardır.
MAHKEMENİN İTTİFAKLA VERDİĞİ BERAAT KARARI
Türkçülüğün ve Turancılığın vatan hainliği ile eş değer görüldüğü düşünce yapısı üzerine kurgulanan yargılama sonunda mahkemece, sanıklar hakkında “ittifakla” beraat kararı verilmiştir.
Zira; iddia makamı mahkemeye hiç bir somut delil, gerçekçi bilgi ve belge sunamamıştır.
Sanıkları ve suçlamaları itibariyle, ibretlik olan dava hakkında en doğru tespitlerden birini de; davaya bakan 2 Nolu Sıkı Yönetim Mahkemesi verdiği kararında; “3 Mayıs millî bir ideolojinin, millî olmayan bir ideolojiye karşı tepkisinden ibarettir” diyerek yapmıştır.
TÜRK MİLLİYETÇİLERİ İÇİN 3 MAYIS 1944 YENİ BİR MİLAT
İşte bu yüzden Türk Milleti, henüz 20 yıl önce ‘vatanı, bayrağı ve değerleri’ için vermiş olduğu ‘İstiklâl ve istikbâl’ savaşının yaralarını sarmamışken, komünizm sevdalılarına açık yüreklilikle tepki koyabilen Türk Milliyetçileri için ‘3 Mayıs 1944’ yeni bir milat olmuştur.
3 Mayıs 1944 tarihi ilerleyen yıllarda Türk Milliyetçileri tarafından her yıl daha da artan bir şuurla idrâk edilmiştir.
BAŞBUĞ’UN EMRİYLE MİLLİYETÇİLER GÜNÜ
Söz konusu tarih, yine Türk Milliyetçileri tarafından 1987 yılına kadar “3 Mayıs Türkçüler Günü” olarak kutlanmıştır.
Bilahare Başbuğumuz Alparslan Türkeş, 1987 yılında; ‘3 Mayıs Türkçüler Günü’nün adını, “3 Mayıs Milliyetçiler Günü” olarak değiştirmiştir ve o tarihten itibaren de kutlamalar ve etkinlikler bu isim altında yapılmaktadır.
TARİHE GEÇEN KAHRAMAN TÜRK MİLLİYETÇİLERİ
3 Mayıs 1944’te, ismi tarihe geçen bir grup kahraman Türk Milliyetçisi, başta Türk’e ve Türklüğe hasım olanlara, ihânete, hıyânete ve haksızlığa sonlarını düşünmeden karşı çıkmışlardır.
Büyük bedellere mâl olan bu karşı duruş, ilelebet hafızalardaki yerini koruyacaktır.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ifadesiyle ‘Türk Milleti için her çeşit yabancı ideoloji ve kültür saldırısına karşı dayanılacak kuvvet, Türklük Ülküsü ve Türk Milliyetçiliği şuuru ile Türk Milletçiliği ideolojisidir.’
3 MAYIS 1944, BU DÜŞÜNCENİN MAHKEMECE TESCİLİ
3 Mayıs 1944 tarihi, bu düşüncenin mahkemece tescilidir.
Liderimiz Sn. Devlet Bahçeli’de; ‘Demokrasi, milliyetçiliğin ikiz kardeşidir. Biri olmadan diğerinin varlığı hayaldir’ diyerek bu ayrılmaz bir bütün olan bu iki noktanın önemini vurgulamıştır.
3 Mayıs 1944’ten alacağımız şuur ve ilhamla davasına hizmete edenlere selam olsun.”

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!