ŞAİR-YAZAR OTAY FERİK’İN İKİNCİ KİTABI OKURLARIYLA BULUŞTU

Şair- Yazar Oktay Ferik ikinci kitabı “Bir Evlad-ı Fatihan Hikayesi Elveda Sultan Murat” yakın zamanda okuyucusuyla buluştu.

2019 yılında ‘’ Şiirden Şuura Seyrüsefer ‘’ adında şiir kitabı yayımlanan yazar 2015 yılında kaleme aldığı ve yıllar içerisinde son şeklini verdiği tarihi hikayesini de kitaplaştırarak ölümsüzleştirdi.

 

Eserinde Balkan topraklarından göç etmek zorunda kalan Türk köylerinin hüzünlü ve çileli yolculuklarını tablolaştıran yazar, eserinde Rumeli topraklarının elden çıkış öyküsünü anlatmakta ve kaybolan vatan topraklarının hazin sonlarına dikkat çekmektedir. Yenişehir’in Günece Köyü’nde doğup büyüyen yazarın Rumeli topraklarına ilgisi ise köyünün Balkanlardan göç ederek kurulan   ‘’ Muhacir ‘’ köyü olmasıdır. Yazar kitabı ile alakalı gazetemize şöyle değerlendirmede bulunmuştur; ‘’ Bizim köyümüz ( Günece Köyü) Balkan coğrafyasından Osmanlı’nın Yenişehr-i Fenar dediği Teselya bölgesinden göç ederek Anadolu’ya göç etmişler ve Bursa Yenişehir’e yerleşmişlerdir. Elbette bu durum yaşımız ilerledikçe ve tarih ile hemhal olmaya başladıkça içimde heyecan ve merak uyandırmaya başladı. Öncelikle bir kısmı bugün maalesef hayatta olmayan büyüklerimizle mülakatlar yaptım. Onlara atalarımız ile ilgili köyümüzle ilgili merak ettiklerimi sordum. Onlarda bildikleri şeyleri bizlere aktardılar. Sonrasında detaylı araştırma yapmak üzere biraz daha tafsilatlı ve akademik yollara başvurmak suretiyle edindiğim bilgileri anlatılanlar ile birleştirdim. Bugün muhacir olarak bilinen halk dilinde ( Macır) olarak adlandırılan halklar aslında Balkanların ‘’ Evladı Fatihan’’ olarak zikrettiği, tanımladığı fethedilen balkan topraklarının Türkleşmesi ve İslamlaşması için Anadolu’dan göç ettirilen ve iskan edilen yörüklerdir. Bugün Balkanlar üzerinde kanaatimce yeterli özen ve merak yoktur. Balkanlar kaybedilmiş vatan toprakları olarak tarihin bilinmez sayfalarına terk edilmişlerdir. Mesele unutulmaya yüz tutacak kadar basit değildir. Çünkü Balkanlar Türklerin kadim yurdudur. Her ne kadar biz Osmanlı ile özdeşleştirsek te esasında balkanların Türklerle buluşması çok eskilere dayanmaktadır. Hun Türkleri 447, Avarlar 562, Uzlar 1060, Peçenekler 1048, Kumanlar 1078, Selçuklular 1263, Osmanlılar ise 1353 yılında gelmişlerdir. Bu gerçekler ışığında ele alırsak Balkanlar bugün her ne kadar bizim siyasi sınırlarımız içerisinde olmasa da gönül coğrafyamızın, tabi sınırlarımızın bir parçasıdır. Ben naçizane bu dert ile kavrularak bu eseri kaleme aldım. Bakınız Kosova’da Balkanların ortasında bizim bir padişahımız şehit olmuş ve medfun olarak yatmaktadır. Bu bir mühürdür. Sultan Murat Han’ın kanı  Balkanların Türk yurdu olduğunun mührüdür. Yine Mustafa Kemal Atatürk Selanik’te dünyaya gelmiştir. Çocukluğu, en güzel anıları o bölge de geçmiştir. Manastır’da okumuştur. Milli Şairimiz Mehmet Akif Arnavutluk İpek doğumludur. Yahya Kemal şairimiz Üsküp doğumludur. Bugün bu şehirler bizim sınırlarımız içerisinde değil fakat kim diyebilir ki bu topraklar candan ayrı candan gayrı yerlerdir. Süleyman Paşa ile adım attığımız Rumeli topraklarından 1912-13 Balkan harbi ile çok feci bir şekilde sökülüp atıldık. Bakınız çok feci diyorum çünkü Balkan Harbi maalesef Türk tarihinin en kara tablosudur. Biz sadece bir savaş kaybetmedik Osmanlı Devletinin büyüyüp serpildiği kökleştiği tarihe damga vurduğu imparatorluk payesine kavuştuğu toprakları kaybettik. Atalarımız bu kaybedişlerin neticesi olarak Anadolu’ya göçtü. Anadolu candır. Anadolu vatandır. Fakat Rumeli Anadolu’dan ayrı değildir. Fırat ne ise, Dicle ne ise Tuna da odur. Uludağ ne ise Maya dağ da odur. Balkan dağları da odur. Bursa ne ise Selanik, Üsküp’te odur. Ayrılmaz parçalar maalesef ayrılmışlar. Geride ise kaybolmaya yüz tutmuş hatıralar bırakmışlardır. Benim derdim gayem bu kitapla birlikte bir nebze olsun Balkan Türklüğüne ve kadim Türk yurdu olan Rumeli topraklarına dikkat çekmektir. Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın dediği gibi ‘’ Muhacirler! Kaybedilmiş vatan topraklarının aziz hatıralarıdır ‘’ Elimizden geldiğince gücümüz yettiğince derdimiz, gayemiz Türk milletinin elemini, acısını, sevincini, kıvancını şiirlerimizde mısralaştırmak öykülerimizle destanlaştırmaktır. Bu bizim vatana, millete ve tarihe boyun borcumuzdur. Eserimizin özellikle hemşerilerim kıymetli Yenişehir’liler tarafından okunacağına ve ilgi göreceğini ümit ediyor herkese sağlık ve esenlikler diliyorum ‘’ dedi.

 

 

Oktay Ferik Kimdir?

1987 Bursa Yenişehir doğumlu olan yazar, ilk ve orta öğrenimini Yenişehir’de, Lise öğrenimini Bilecik’te tamamladı. Anadolu Üniversitesi sosyoloji mezunu olan yazar halen Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi Tarih bölümünde Yüksek Lisans yapmaktadır. Çeşitli dergi ve gazetelerde makaleleri yayımlanan yazarın, ayrıca bir de şiir kitabı bulunmaktadır. Aynı zamanda Devlet Memuru olan yazar, evli ve bir çocuk babasıdır.

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!