SENDEN BÜYÜK VİRÜS VAR

GURURLANMA İNSANOĞLU SENDEN BÜYÜK VİRÜS VAR

Meğer bir virüslük canımız varmış. O sahip olduğumuz üstün teknoloji ürünleri araçlar, top, tank, tüfek bir işe yaramıyor. Nükleer başlıklı füzeler, savaş uçakları, silahlı insansız hava araçları da sökmüyor. Peki o son derece modern tıp cihazlarımız, üstün yetenekli bilim adamlarımız ne yapıyorlar? “Çalışıyoruz ama, henüz çaresini bulamadık” cümlesini tekrarlıyorlar. Uzayda koloni kurma çalışmaları yapan, Mars’a seyahat ve yerleşim yeri planlayan insanoğlunu bir virüs önüne katmış kovalıyor.

Canlı olup olmadığı tartışılan, ancak bir canlı üzerinde iken faaliyete geçen, mikroskopta zar zor görülen bu yaratık insanoğlunun yüzüne ne kadar aciz olduğunu haykırıyor. Şunu hemen şimdiden not düşelim: İnsanoğlu Yüce Yaratıcımızın verdiği akıl sayesinde virüsü durduran bir ilaç bulduğunda “Ben buldum” diyecek. Tıpkı bir yöneticimizden bir şey istediğimizde onun bize saygı ve sevgisinden verdiği şey için “O vermedi, ben aldım” der gibi.

Kendimize gelme, insanca bir hayat yaşama, sevgi ve saygı temelli bir iletişim kurmamız için bu virüsü ben “Bir uyarı” olarak görüyorum. Bakın bu virüs milliyetçilik falan da yapmıyor. Din, dil, ırk, cinsiyet de ayırmıyor. Bayrağı, sembolü de yok. Partisi, ideolojisi de yok. Ama ayırım yapmadan tuttuğunun işini bitiriyor, tutunamadığını ise elinden kaçırıyor.
Hepimiz savaş haberleri izler gibi günlük can ve mal kaybı hesabı yapıyoruz. Bu taarruz eğer durdurulamaz ise zarar büyük olacağa benziyor. Ancak paniğe kapılmak yok elbette. Yapacağımız şey hijyene, temizliğe dikkat etmek, virüsün bulaştığı kişilerden uzak durmak, vücut savunma sistemimizi güçlendirmek. Bu arada vücut savunma sistemimizi güçlendiren ve mutlu olduğumuzda salgılanan serotonin hormonunu da ihmal etmeyelim. Doğal gıda, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi de belleğimize iyice not edelim.

Çok şükür ki şu satırları yazana kadar ülkemizde bu virüse rastlanmadı. Ama sanki birileri bunu arzuluyormuşçasına bir hava yaratıyorlar. Eminim depremde yaptıkları gibi bu virüsü de siyasi malzeme yapmak için el ovuşturuyorlardır. O da bir türlü gelmiyor çok şükür. Aman gelmesin. Ne virüse, ne ağzı bozuk insanlara, ne de huzur dinamitleyenlere ihtiyacımız yok. Çok istiyorlarsa buyursunlar virüsün olduğu yerlere gitsinler. Ama gelip de bize bulaştırmasınlar. Bizim virüslere değil, mutluluğa yani serotonin hormonuna ihtiyacımız var.

Virüsten gerekli dersleri alarak hayatımıza güzel bir şekilde yön vereceğimiz, ortak akıl ve sağduyulu uluslararası bir çalışma ile bu illetin aşısını bulacağımız o güzel ve mutlu günlere
beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL