ŞİMDİ HEPİMİZ İÇİN KAZANMA VAKTİ

Sınav dönemleri aynı zamanda kazanma dönemleridir. Gizli yeteneklerin ortaya çıktığı, bilgimizin ve öğrendiklerimizin bizi belli derecelere yükselttiği vakitlerdir.

Herkesin kendi tutum ve becerisine göre bir puan alarak sıralandığı zamanlardır. Kendimize güven duymamızı sağlayan bir testtir. Aynı zamanda eksiklerimizi de bize öğreten bir öğretmendir.

Kendimizi yenileme mevsimi ve eksikliklerimizi tamamlayabileceğimiz fırsat aralıklarıdır. Bütün iş bizim kriz diye tabir edilen şu içinden geçmekte olduğumuz imtihana yaklaşım şeklimizdir. “Fırsatlar olmazsa yetenekler bir işe yaramaz” sözünden hareketle işte yeteneklerimizi ortaya koyma vakti. Bu kriz hepimize gerçekten zor bir soru sordu, evlerimize kapattı ve uzunca da bir süre verdi. İşte, imkan işte meydan. Aslında herkes ne olduğunu ve ne olmadığını bir bir ortaya dökmeye başladı bile. Gerçek yüzler ve gerçek yetenekler ortaya çıktı ve çıkmaya devam ediyor.

Üzülerek ifade etmeliyim ki bu kriz bazılarımız için tam bir hüsran ve kayıp anlamına geliyor. Bencilce davrananlar, hala her şeye siyaset bulaştırmaya çalışanlar, evde ailesine ve çocuklarına ıstırap çektirenler, kardeşleriyle iyi geçinmeyenler, komşu ve akrabalarına hala kötü davranmakta ısrar edenler bu sınavın kaybedenleri olacaklardır. Süre henüz bitmedi ve hepimiz daha sınavdayız. Bolca düşünme ve sorulan bu zor soruya verdiğimiz yanlış cevabıdüzeltme imkanımız var. Gelin eğer bu zor soruya yanlış cevap verdiysek cevabımızı tekrar gözden geçirelim. Kriz zamanında ikinci bir krizi de biz olumsuz söz ve davranışlarımızla aile üyelerine yaşatıyorsak kaybediyoruz demektir. Hem kendimize ait değerleri ve hem de sevdiklerimizi gözden çıkarıyoruz demektir. Bunu asla yapmayalım. Kazanma fırsatını kaybetme ve hüsran iklimine dönüştürmeyelim.

İçinden geçmek olduğumuz bu sınav dönemi hepimizi geniş bir yelpazenin bir bölümüne ister istemez yerleştirecek. Gelin biz hep beraber en üstlerde yer almaya çalışalım. Birbirimize her zamankinden daha fazla hoşgörülü, anlayışlı ve sevgi dolu davranalım. Unutmayalım ki seven, veren, hoş gören, empati kuran, aşırı ilgiyle boğmayan, aşırı ilgisizliğiyle kurutmayan, orta yolu tutan, konuşurken karşısındaki insana da söz hakkı veren, can kulağıyla dinleyen, yardım eden, zor zamanda elinden tutan insan olursak kazanacağız. Yoksa kaybedeceğiz.

İçinden geçmekte olduğumuz bu ağır sınav dönemini sağlık, başarı ve mutluluklasonuçlandıracağımız o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Not: “İnsanlar senin karşılaştığın fırtınalara değil, gemiyi limana sağ salim getirip
getiremediğine bakarlar” (Eski bir tapınak yazısından)

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!