TOPLUM YARARINI GÖZETEMEZLER

BİREYSEL OLARAK ÖNE ÇIKMAYI HEDEFLEYENLER ASLA TOPLUM YARARINI GÖZETEMEZLER

Söylediği her sözde, yaptığı her işte, attığı her adımda, sergilediği her davranışta öne çıkmayı, popüler olmayı gaye edinen kişilerin toplum yararıyla pek işleri olmaz. Çünkü onların
asıl amacı meşhur olmak, alkışlanmak, sürekli övülmek ve hep haklı çıkmaktır. Kendilerine bir paye verildikten ve bir menfaat sağlandıktan sonra toplum çok da umurlarında değildir.
Aslında kendi bencil dünyaları içinde haz almaları da çok mümkün değildir. Hep bir boşluk ve hep bir anlamsızlık takip eder onları. Mutlulukları istikrarlı ve sürekli değil, geçicidir.
Sadece kendi çıkarına yönelik çalışan insanları manipüle etmek de kolaydır. İnandıkları ve bağlı oldukları toplumsal değerleri de olmadığı için kendi çıkarları için toplumu rahatlıkla
feda edebilirler. Bugünkü batı toplumlarındaki bireylerin içinde bulundukları durum tam da budur. Kendi çıkarlarına zarar gelmediği sürece, kaç masum insanın öldüğü, kaç insanın aç
kaldığı, kaç yetim ve öksüzün bir yardım eli beklediği çok da ilgi alanlarına girmez.

Aslında bilerek ya da bilmeyerek bizim öğretim sistemimiz (bakınız eğitim demiyorum) sadece kendini düşünen bencil insanlar yetiştiriyor. Sürekli sınava hazırlanan, en yüksek puanı almayı hedefleyen, en yakın arkadaşını rakip olarak gören bir sistem(sizlik) içine çocuklarımızı sıkıştırıyoruz. Hal böyle olunca sınıfta söz alırken bile ilk cevap veren olmak, öne çıkmak, yüksek not almak, diğer arkadaşlarını geride bırakmak bir hedef haline geliyor. Ama yanlış bir hedef.

Çocukken bencilce davranan bir birey elbette bu özelliğini yetişkinlik dönemine de taşıyacaktır. “Birlikte yapalım”ın yerini “Sadece ben yapayım” alacaktır. Arkadaşlarıyla iletişimi sınırlı kalacak ve ekip çalışmalarına kendini kapatacaktır. Halbuki ekip çalışması ve işbirliği içerisinde elde edilecek başarı daha üstün ve daha tatmin edicidir. Sevinçler nasıl
paylaşıldıkça çoğalıyorsa ekibin elde ettiği başarının mutluluk çarpanı çok daha fazladır. Diğer yandan olası bir başarısızlık veya hatalar karşısında ekibin olumsuz etkilenmesi daha az
olacaktır.

O halde ekip çalışması ve işbirliği her bakımdan daha avantajlı, başarı şansı her zaman daha yüksektir. Ayrıca mutluluk oranı daha çoktur. Bunun insan sağlığına da sayısız yararları vardır. Çünkü insan yaradılışı gereği sosyal bir varlıktır. Mutlaka konuşmak ve iletişimde bulunmak ister. Tıpkı yemek, içmek gibi. Nasıl ki yiyip içtiğimizden gıdamızı alıyorsak, konuşarak, iletişimde bulunarak da gıdalanıyoruz. Uzmanlar arkadaşımız ya da ailemizle huzur içerisinde konuşarak ve iletişim de bulunarak yediğimiz bir yemeğin vücudumuza daha
çok yaradığını kanıtlamışlar.

Demek ki ekip çalışması, sağlıklı iletişim ve huzur sadece başarımızı değil sağlığımızı da garanti altına alıyor. Öyleyse bize düşen insan ruhuna ve yaradılışına en uygun şekilde
davranmak değil midir?

Kendimizi değil, arkadaşlarımızı ve ekibimizi öne çıkaracağımız, konuşarak huzur çinde bir iletişim kurarak hem başarımızı, hem de sağlığımızı garanti altına alacağımız o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL