FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI

Tüm insanların yaşam hakları kutsaldır. Bir savaş anında savaştan kaçan sivillere kapılarını açmak

her ülkenin insani, vicdani ve hukuki bir görevidir. Burada bir ayırım yapmak bir insanlık suçudur.

Buraya kadar hemen herkesin böylesine insani bir meseledehemfikir olacağını düşünüyorum.

Bunun yanında bazen olaylara farklı bakış açıları ile bakabilmeningörüş ufkumuzu genişleteceği kanaatindendim.

İnsan hakları evrensel beyannamesi ile hayata geçen, geçtiğimiz ve içinde
bulunduğumuz yüzyıla damgasını vuran insan hakları ile ilgili hükümler hakkında görüşlerimiz
nedir? Ya da kaçımız bu beyannameyi alıp inceledi? Orada yazılanlar ile uygulananlar
arasındaki farkı kaç kişi araştırdı? En azından bu beyannamede yazılanları, insanı yücelten
değerleri kendimize ve başkalarına bireysel olarak uyguluyor muyuz? Eğer uygulamıyorsak,
bir insan olarak kendi yaşam hakkımıza saygımız yoksa, örneğin kanser edip öldüreceğini bile
bile sigara içiyorsak ve başkalarını da pasif içici olmaya zorluyorsak oturup derin derin
düşünmeliyiz.

Kendinin ve başkasının yaşam hakkına saygı duymayanlar, en kötü sözleri ve
davranışları kendilerine yakıştıranlar, mezar kaçkını gibi ortalıkta dolaşanlar sınır kapılarında
“Sen biraz bekle” deyince itiraz edip isyan ediyorlar. Evet, herkese eşit muamele yapılmalı,
tüm yaratılanlar Yunus’un dediği gibi Yaradan’ın hatırı için sevilmeli. Öte yandan şu evrenin
meyvesi ve varlık aleminin en değerli üyesi olan biz insanlar kendimize gereken özeni ve
saygıyı göstermeli değil miyiz?

Saygı görmek, sevilmek, yardım almak isteyen kişi önce bunları kendine uygulamalı ve
başkalarına karşı da davranış olarak sergilemelidir. Eğer bunları yapmıyorsa, başkaları da
kendine karşı yapmadığında çok fazla alıngan olmamalıdır. Aslında herkes söylediği sözler ve
gösterdiği davranışlarla “Bak ben buyum, siz de bana ona göre davranın” dolaylı mesajını
karşı tarafa vermiş oluyor. Aslında hak ettiğimiz yaşam şeklini bizzat kendimiz, yine kendimiz
için, kendi ellerimizle hazırlamış oluyoruz. Sonuç: Herkes hak ettiğini yaşıyor.
Dışımızdakilerini aşırı suçlamak kendi yaptığımız hataları örtme gayretinden başka bir
şey değildir. Mirasta kardeşinin hakkını bile isteye yiyenlerin yönetime adaletsiz oldukları
suçlamasıyla küfrettiklerine çok tanık oldum. Dürüstlükten bahsedip vergi kaçıranlar,
adaletten bahsedip tartıyı eksik tartanlar, eşitlikten bahsedip kendi ceplerini dolduranlar
istemediğimiz kadar çok.

Düzelme isteyen ve bunda samimi olan önce kendini düzeltsin. İnsan haklarından
bahseden önce bu hakları kendine tanısın, öz benliğini ve öz saygısını yüceltsin. Ayırımdan
bahseden kendi kendine en kötü sözleri, davranışları ve kıyafetleri layık görmesin.
Söylediğimiz her söz, sergilediğimiz her davranış çevremize ve evrene gönderdiğimiz bir
mesajdır ve bu mesajda ise nasıl biri olduğumuz yazılıdır.

Olaylara ve insanlara bakarken farklı bakış açılarıyla bakmayı deneyeceğimiz o güzel
ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!