GİZEMDEKİ GÜZELLİK

Bir anda samimi olmak için özel adına ne varsa ortaya döküp saçmak. Bir de bunu şakaya batırıp iyice cıvıtıp sulandırmak. Sonra kullanılan kelimelerde ve kurulan cümlelerdeki özensizlik. Akabinde de argoyu işin içine katarak iyice dip yapmak. İnsanın kendine ve ilişkilerine yapabileceği en büyük kötülüğün böyle davranmak olduğunu düşünüyorum. Samimiyet adına başlatılan bu tür beraberlik ve ilişkilerin kötü sonuçlarını hemen her gün medyaya yansıyan haberlerde hatta yakın çevremizde görebiliyoruz.

Hamurun suyunu fazla kaçırırsak cıvır, toprağın suyunu fazla kaçırırsak çamurlaşır. Ve insan topraktan yaratılmıştır. Ölçüsüzce kullanılan kelimeler ve özensizce kurulan cümlelerin sonucu faciaya dönüşebiliyor. Örneğin aile içi şiddet ve kadın cinayetleri.

Nasıl ki vücut için son derece gerekli olan vitaminin bile fazlası zehirleme yapabiliyorsa ölçüsü kaçırılan söz ve davranışlar da ilişkileri zehirler. Bir ömür boyu süren ve ebedileşen ilişkiler kullandığımız kelimelerdeki özen, kurduğumuz cümlelerdeki hassasiyetle mümkündür. Önceki dönemlere kıyasla şimdiki ilişkilerin bu denli kısa sürmesi ya da şiddete dönüşmesi işte bu özensizlik yüzündendir. Şaka güzeldir, ancak hemen her konu “güldürme amacına” kurban edilmemelidir.

Gizemde her zaman bir güzellik vardır. Bir filmi iki defa izlemek pek az film için söz konusu olabilir. Baştan sona bildiğimiz bir filmi ikinciye izlemek kelimenin tam anlamıyla sıkıcıdır. Keşfetmek ve yenilik ise insanı tazeler ve diri tutar. Diğer yandan her şeyini bildiğimiz, her tarzda konuşabildiğimiz, kelimelerin ve cümlelerin seviyesini düşürdüğümüz bir ilişki içinde insan belli bir süre sonra sıkılmaya başlayabilir. Haydi bu sefer eskiyi at, gelsin yeni arayışlar.

İnsan kendinde her zaman keşfedilecek yönler bırakmalıdır. Sorulan bir soru üzerine konuşmak ve yorum yapmak her zaman daha asildir. A dan Z ye her şey konuşulur, ama her şey tadında bırakılır. İngilizlerin bir sözü vardır: “Familiarity breeds contempt.” Yani aşinalık küçümseme doğurur. Daha önce hayran olduğumuz bir kişiyi tanıdıktan sonra önceki hayranlığımız aynı ölçüde devam etmez. Elbette bu “Hiç mi samimi olmayalım, hiç mi şaka yapmayalım?” sorusunu akla getirmemelidir. Öyle şakalar ve espriler var ki hem güldürüyor, aynı zamanda düşündürüyor. Hem zarif, hem de tarihe not düşürecek kadar güzeller.

Nasıl ki sağlıklı yaşamanın ve formda kalmanın sırrı doğru bedensel hareket ve ölçülü beslenme ise, sağlıklı ilişki içinde olmanın şartı da özenle kullandığımız kelimeler ve hassasiyetle kurduğumuz cümlelerdir. Kendimizde bıraktığımız keşfedilecek yönlerdir. “Bir şeyler söylese de dinlesek” dedirtebilecek duruşumuz ve yaşam tarzımızdır.

Söz ve davranışlarımıza dikkat ederek ilişkilerimizi ebedileştireceğimiz o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!