İLİŞKİLERDE ÖLÇÜ

İnsan ilişkilerinin sağlıklı ve uzun dönemli olabilmesi ölçünün korunmasına bağlıdır. Ölçü
kaçtığında ilişkiler de bozulmaya başlar. Var olan sevgi yavaş yavaş erir. Hatta kimi zaman
nefrete bile dönüşebilir. Medyaya da yansıyan kavgayla ya da daha kötü bir sonla biten
ayrılıklar, hukuki davalar ölçüsü kaçmış ilişkilerin somut örnekleridir. Peki nasıl olur da
birbirini deli gibi seven insanlar birbirini vurur ya da Allah korusun öldürür hale gelirler?
Karşı taraf adına karar vermeye başlama, sahiplenme, her şeyine müdahale etme bir
ilişkiyi zehirleyen en büyük etmenlerdir. Çocuğumuz dahi olsa fikri alınmadan, mantıklı bir
açıklaması yapılmadan bir kişi adına karar vermeye kalkmak en hafif tabirle saygısızlıktır.
Nasıl ki kendimiz adına bir başkasının karar vermesini istemiyorsak bizler de başkalarının
adına karar vermeye kalkmamalıyız.

İlk bakışta olumlu gibi görünen sahiplenme ve sahip çıkma duygusu ise ölçüsü kaçtığında
kişinin özel hayatına müdahaleye dönüşür. İlişki içinde bulunduğumuz kişinin her şeyinden
haberdar olmaya kalkmak, sosyal medya hesaplarının şifrelerini istemek, telefonunu,
bilgisayarını kurcalamak, mesajlarını okumak, fotoğraflarına bakmak ve bunlarla ilgili
problemler çıkarmak karşı tarafta “gözaltı ya da esaret” hissi uyandırır. Böyle bir ilişkinin
uzun dönemli ve sağlıklı olması mümkün değildir.

Diğer yandan resmiyeti elden bırakmamak, olumlu sözlerle karşı tarafa hitap etmek, kişiye
rahat hareket edebileceği özel bir alan bırakmak bir ilişkinin sağlıklı ve daha uzun dönemli
olmasını mümkün kılar. Fikrimizin alınması, hoşumuza gitmeyen konularda hassas olunması,
güzel sözlere muhatap olmamız eminim hepimizin hoşuna gider. Elbette bizim hoşumuza
giden şeyler karşı tarafın da hoşuna gidecektir.

İlişkiler de ölçünün kaçtığı diğer bir nokta da sorumlulukların paylaşılması meselesidir.
Burada kişiler sorumluluklarının bilincinde olmalı ve her zaman “Karşı tarafın yükünü nasıl
hafifletebilirim?” düşüncesiyle hareket etmelidir. Yapılacak işler “Ben yapmam, sen yap”
şekline dönüşmemelidir. Sağlıklı bir ilişki insana inanılmaz bir huzur verir. İçtiği her yudum su, yediği her lokma
ekmek, attığı her adım bambaşka bir anlam kazanır. Huzur içinde yatar, huzur içinde kalkar
ve hayatı huzur içinde geçer. Diğer yandan ölçüsü kaçmış bir ilişki ise kabir azabı gibidir. Bir
an önce dinmesini ve bitmesini isteriz.

Öyleyse her şeyde olduğu gibi ilişki içinde bulunduğumuz insanlarla ölçüyü korumalıyız.
Onun adına karar vermemeli, kendi arzu ve isteklerimizi ona dayatmamalıyız. Ona kendini
rahat hissedeceği özel bir alan mutlaka bırakmalıyız. Bu hayatta anlaşabileceğimiz bir insan
bulduysak Yüce Yaratıcımıza binlerce şükretmeli ve bu ilişkiyi sağlıklı ve ebedi kılmak için
elimizden gelen gayreti göstermeliyiz.

Başta aile bireyleri olmak üzere ilişki içinde bulunduğumuz insanlarla ölçüyü
koruyacağımız o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!