İNCİTMEDEN KONUŞABİLMEK BİR SANATTIR

Bir türlü başaramadığımız şey. Ağzımıza geleni tartmadan söyleyip bir kurşun gibi
fırlattığımız sözler. Kimi öldürdüğümüzden ve kimi yaraladığımızdan habersiz düşüncesizce
attığımız mermi misali kelimeler. Acaba hiç düşündük mü? Söylediğimiz sözlerle problem mi
çözmek istiyoruz yoksa başka başka problemler mi çıkarmak istiyoruz? Evet, konuşmak bir
sanattır ve incitmeden konuşmak bu sanatın doruğudur.
Konuşabilme yeteneği canlılar arasında insanoğluna Yüce Yaratıcımız tarafından
verilmiş en büyük hediyelerden biridir. Aslında tatlı ve uygun bir dil iyileştiricidir ve onarıcıdır.
Olmazları oldurur, gülmezleri güldürür, anlaşılmazları anlaşılır hale getirir. Dilimizi kullanarak
yaralara merhem, çaresizlere derman olabiliriz. Bu kadar olumlu özelliği olan dil, kötüye
kullanıldığında öldürücü bir silaha dönüşebilir. Hem iyi hem de kötü yönde kullanılabilen bu
konuşma özelliğimiz mutlak ve titiz bir eğitimden geçmelidir.
Çocuklarımıza küçük yaşlarından itibaren saygın ve düzgün cümlelerle hitap etmeliyiz.
Saygın ve düzgün cümlelerle büyüyen bir çocuk yetişkin olduğunda da bu özelliğini devam
ettirecek hem kendisini hem de birlikte olduğu kişileri mutlu edecektir. Çevresindeki insanlar
tarafından aranan ve kendisine “iyi ki varsın” denilen bir karaktere sahip olacaktır. Eminim ki
anne-baba ve öğretmenler olarak çocuklarımızın böyle bir karaktere sahip olmasını çok
isteriz.
O halde onlara sözün en güzeli ve cümlenin en düzgünü ile hitap edelim. Hata
yaptıklarında ve bizler öfkemize hakim olamadığımız durumlarda bile kullandığımız dile çok
dikkat edelim. Tam da o anda çocuğumuz ya hayatının dersini alacak ve olumlu yöne
evrilecek ya da bir kopuş yaşayacaktır. O anda amaç öfkemizi yatıştırmak değil hata yapan
çocuğumuzu kazanmak olmalıdır.
Sizce kaç kişi konuşma özelliğimizin o müthiş gücünün farkında. Dil, “laf olsun torba
dolsun” diye boşa kullanılamayacak kadar önemli ve değerlidir. Yunus’un da “Söz var kese
savaşı, söz var kestire başı, söz var ağulu(zehirli) aşı, yağ ile bal ede bir söz” dediği gibi iki
tarafı keskin bir kılıç gibidir dil. Öyleyse yapılması gereken elimizdeki bu müthiş gücü iyi yönde kullanmaktır. Bunu
kullanabilmek ise esaslı bir eğitim gerektirir. Dili öğrenmek onu sadece gramer kurallarına
göre konuşmak demek değildir. Dili öğrenmek aynı zamanda onun gücünün farkında olarak
öğrenmek ve konuşmaktır.
Dili gönül hazinelerini açan bir anahtar olarak kullanacağımız, gönüller fethedeceğimiz
o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!