KENDİ GELECEĞİNİ BAŞKASININ FELAKETİNDE ARAMAK

Bu bir projesizlik, yeniliksizlik, yetersizlik ve üretimsizliktir. Bu yaklaşım tarzı hiçbir
şeyin alternatifi olamaz. Olsa olsa denize düşenin mecburen sarılacağı kötü bir seçenek olur.
Bunun için de denize düşme olayı beklenir. Denize düşülmesi için de bir felaket, bir fırtına ve
geminin batışı gereklidir. Bu da olmuyorsa felaket çıkması istenir ya da çıkarılır. Bu bir
çaresizlik, zavallılık, ama aynı zamanda kötü ruhluluktur.

“O yapıyorsa her şey kötüdür” ön yargısı çıkmaz bir sokaktır. Siz hiç hayatınızda
kendisi dişe dokunur hiçbir şey yapmadığı halde sürekli komşusunu ya da arkadaşını
kötüleyen birine iyi gözle baktınız mı?… Ben de bakmadım. Çünkü iyi olan az konuşur,
mantıklı ve öz konuşur, ama çok iş yapar. Herkes bilir ki kişinin aynası yaptığı işidir, ortaya
koyduğu eseridir. Geceli gündüzlü çalışmadan, ortaya bir eser koymadan sadece eleştirmek
üstelik bunu yaparken de yalan ve iftiraya baş vurmak bir insanın kendini kendi eliyle
değersizleştirmesi ve yok etmesidir.

Çoğumuzun bildiği resim hikayesi aslında hepimize büyük dersler veriyor. Yanlışa bu
kalemle çarpı atın mesajına resme binlerce çarpı atılarak cevap geliyor. Yanlışı bu boya takımı
ve fırça yardımıyla düzeltin mesajına ise tek bir dönüt gelmiyor. Yine aynı şekilde dünyanın
en iyi aşçısı en lezzetli yemeğini tüm maharetini ortaya koyarak yapsa biri çıkar “Ben
beğenmedim, kötü olmuş der.” Çünkü bunu söylemek çok kolaydır. Hiçbir bilgiye, ustalığa,
emeğe ihtiyaç yoktur bu sözü sarf etmek için. Şöyle rahat bir koltuğa oturursunuz, bacak
bacak üstüne atarsınız: “Iıı olmamış, beğenmedim, çok kötü olmuş” dersiniz olur biter.
Gerçekten alternatif olmak isteyen karalamayı değil aydınlatmayı seçer. Olumsuz
olanları söyler ve çözüm önerileriyle birlikte ortaya koyar. İyi olana da “Bu iyi olmuş” der. İşte
bu bir duruştur, vakardır, özgüvendir. Buna hep birlikte “Evet” denir. Yoksa kötüye kötü
derken iyiye de kötü demek mantıksızlıktır. Çünkü hiç kimse siyah beyaz, tek kanallı bir
dünyada yaşamıyor. Günümüz koşullarında yerli ve yabancı yüzlerce kanaldan bilgiye
ulaşabiliyoruz.

Öyleyse yapılması gereken A dan Z ye yepyeni fikirlerle ve projelerle insanların
karşısına çıkmaktır. Asıl olanı yapmadan, çözüm üretmeden sürekli eleştirmek hiç puan
kazandırmıyor. Kazandırması da zaten mümkün değildir. Zaten tam tersi puan kaybettiriyor.
“Aa ne güzel de eleştiriyorsun” diye kimse bize madalya takmaz. Gerçeği bir süre sonra
ortaya çıkacak olan yalan ve iftiradan dolayı “Aa ne kadar da yetkin ve becerikli insan”
demez. Zaten demiyor da.

Eleştirdiğimiz bir şeyin alternatifini ortaya koyacağımız, fikirlerimizi ve projelerimizi
yarıştıracağımız, bunu yaparken de doğruya doğru, eğriye eğri diyeceğimiz o güzel ve mutlu
günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!