SORUN AŞÇIDAYSA MUTFAĞI MODERNLEŞTİRMEK İŞE YARAMAZ

Yemeğin kalite ve lezzeti büyük ölçüde aşçının bilgisi, iş sevgisi ve maharetiyle ilgilidir.

Eğer aşçı iyi değilse mutfağın modern olmasının, kullandığı malzemelerin kaliteli olmasının
çok da bir önemi yoktur. Siz “Al işte her türlü teknik imkan, kaliteli malzeme; yap artık şu en
lezzetli yemeği” dersiniz. Oysa o işini sevmiyordur, belki de aşçı olmayı hiç düşünmemiştir.
Sistemin çarpıklıkları onu bu mesleğe savurmuştur. Aslında bunu neredeyse bütün meslekler
için söyleyebiliriz. Sonuç bir katlanmadır. Hemen herkes bir şeylere katlanıyordur.

Bir de insan yetiştiren meslek vardır ki hasbelkader bir savrulma sonucu yapılmayacak
kadar kritik bir öneme sahiptir: Öğretmenlik. Dünyada bir insanın dolayısıyla da bir toplumun
kaderini olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecek öğretmenlikten başka bir meslek yoktur.
Kurulan tüm sistemlerin kurdukları sistemi öğretmene emanet etmeleri boşuna değildir.
Atatürk de kurduğu cumhuriyeti öğretmenlere emanet etmiş ve öğretmenlere “Yeni nesil
sizlerin eseri olacak” demiştir.

Evet eserimiz ortada. Sokakta yürüyen vatandaş. Çarşıdaki esnaf. Yoldaki şoför.
Fabrikadaki işçi. Tarladaki çiftçi. Hastanedeki doktor. Sahadaki mühendis. Marketteki kasiyer.
Devlet dairesindeki memur. Evdeki anne ve baba. Kısacası tüm toplum. Bir insanın, yani bir
toplumun kaderini bu denli etkileyen bu meslek en gözde bir meslek olmalı, çok cazip hale
getirmenin yanında çok da kolay ulaşılamamalıdır. Örneğin Finlandiya eğitim sistemini
incelerken karşılaştığımız öğretmen faktörü tüm tabloyu zaten açıklamaktadır.

Kimse kimsenin karşısında saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca ve de yıllarca
oturup bana ne anlatacak diye oturup beklemez. Ama öğrenciler öğretmenlerinin karşısında
oturup bekliyor. Bu çok iyi değerlendirilmesi gereken altın bir fırsattır. Bu fırsatı iyi bir şekilde
değerlendirdiysek problem yok, ama eğer değerlendiremediysek bunun sonucu evimize
çağırdığımız ve acaba beni şimdi kandırır mı diye emin olamadığımız bir usta, ameliyat için
masasına titreyerek yattığımız bir doktor, acaba depremde yıkılır mı diye içinde korkarak
oturduğumuz daireyi satın aldığımız müteahhit ya da diğer meslek grupları şeklinde mutlaka
karşımıza çıkacaktır.

Durum budur ve yapılması gereken bellidir. Tüm mesleki yatkınlıklar ve eğilimler test
edilip analizler yapılırken öğretmenlik mesleği için bu test ve analizler daha bir dikkatli ve
özenli yapılmalıdır. Örneğin eğer mühendis iseniz yaptığınız hata en fazla bir makineye ya da
motora mal olur. Ama eğer öğretmenseniz yaptığınız hata tüm bir toplumun geleceğine mal
olur.

Bir insanı A dan Z ye maddi ve manevi değerlerle, akademik bilgilerle donatan, ona
rehberlik eden öğretmendir. Öğretmen ne kadar donanımlı ise bunu o kadar öğrencisine
yansıtacaktır. Güzel değerlerle ve akademik bilgilerle donanmış bireylerden oluşan toplum da
o derece bilgili, kültürlü, görgülü, üretken ve dürüst olacaktır.
Öğretmenlik mesleğini en cazip, en gözde ve bir o kadar da ulaşılması kolay olmayan
hale getireceğimiz o güzel ve mutlu günlere beraberce el ele.

Bir cevap yazın

ABONE OL

error: Content is protected !!